İBTÇ: Sorunu Belirleme

İlk Bilgisayarımİlk Bilgisayarımı Tekrar Çalıştırma (İBTÇ) konusundaki ilk yazımı yayınlıyorum missing link. Efendim, bu çalışmanın ana sayfasında belirttiğim gibi 2000 yılında aldığım ilk bilgisayarımın çalışmaması üzerine böyle bir işe soyunmuştum. İlk olarak sorunun ne olduğunu belirlemeye çalışıyorum.

Bilgisayarım eski güç kaynağını başka işlerde kullanmak üzere söktüğümden yeni bir güç kaynağı alıp, takmıştım. En son bıraktığımda çalışan bilgisayarım, bu sefer açma tuşuna bastığım zaman hiç bir tepki vermiyordu. Böyle bir durumda adettendir, cihaz sökülür tabiki de. :) Ben de geleneği bozmayarak kasayı tekrar açtım. İlk işim güç kaynağını kontrol etmek oldu. Güç kaynağının bağlantılarını ana karttan ayırdım. ATX güç kaynaklarının ana karta giren soketindeki yeşil ve siyah kabloyu kısa devre ederek çalıştırmak mümkün. Böyle denediğim zaman güç kaynağı çalışıyor ve çıkışlarında uygun voltaj değerleri veriyordu. Demeki ki sorun güç kaynağında değil, anakarttaydı. Anakarttaki devre güç kaynağını bile açamıyordu. Ben de BIOS piline bakmaya karar verdim. Pili söktüm ve voltajını ölçtüğüm zaman 0V civarında bir değer okudum. Normalde 3.3V olan bir pil. Bir sorun yakalamıştım, en azından BIOS pili bitmişti. BIOS pilinin bilgisayarın açılmasına engel olmaması gerektiğini düşünüyordum. Çünkü güç kaynağı stand-by durumda zaten ana karta 5V sağlıyordu. Bilgisayarı açma kapama düğmesinin yapacağı tek şey, benim elle yaptığım gibi yeşil kabloyu nötre (siyah kablo) bağlamaktı. Bunu yapacak devrenin de güç kaynağından gelen besleme ile çalışması gerekirdi BIOS piline ihtiyaç duymadan. Neyse, bir saatçiden BIOS pili ebatlarında bir pil alıp (3 TL’ye) anakarta taktım. Tekrar açma tuşuna bastım ve fan sesleri gelmeye başladı. Bilgisayar açılmıştı, önderki yeşil güç ışığı yanıyordu. Çok ilginçtir ki bitik BIOS pili ile bilgisayar açılmıyordu.

Fakat yine bir sorun vardı. Bilgisayardan sadece fan sesi geliyor ve yeşil ışığı yanıyordu. Yani aslında fonksiyonel olarak çalışmıyordu. Bir hata olsa BIOS’un “bip bip” sesleri ile hata mesajı vermesi gerekirdi. Sanki BIOS, POST (Power-On Self Test) işlemini bile yapmıyor, “boot” işlemlerine başlamıyordu. Ben de anakarta bağlı tüm donanımları sökmeye başladım. Anakarta bağlı hiç bir kart, sürücü kalmadan açmayı tekrar denedim. Sonuç aynıydı. Daha sonra RAMleri söktüm tekrar denedim, bir değişiklik yok. Sağlıklı çalışan bir BIOS’un anakarta bağlı bir hafıza olmadığında hata mesajı vermek için ötmesi gerekirdi. Son olarak işlemciyi çıkarttım ve tekrar düğmeye bastım. Hiç işlemci olmadığı durumda BIOS sesli mesaj verebiliyor mu bilmiyorum. Çünkü işlemci olmadan POST işlemleri başlamıyor olabilir. O gerekli kodları işleyebilecek işlemci dışında bir yer var mı bilmiyorum. Bu yüzden işlemciyi tekrar taktım.

İşlemciyi taktıktan sonra güç düğmesine bastığımda BIOS ötmeye başlamıştı! Demek ki bir şeyler düzelmişti. İşlemcinin soketinde yerinde çıkması pek mükün durmuyor. Ama söküp taktığım zaman yerine tam mı oturdu artık bilemiyorum. Neyse, çok kurcalamadan RAMlerden birini taktım. Bu sefer BIOS’un ötemsi değişmişti. Artık sadece tek bip sesi geliyordu. POST işleminde tek bip gelmesi her şeyin sorunsuz olduğun gösteriyordu. Ama hard disk, cd sürücü ve disket sürücü gibi sistemin “boot” olabileceği bir donanım olmadan BIOS’un “Her şey tamam.” demesi olağan mıdır bilmiyorum? Daha sonra hard diski ve disket sürücüsünü anakarta bağlayıp, tekrar çalıştırdım. Sistem yine hard diskten “boot” olmuyor ve ekrana hiçbir görüntü gelmiyordu. Fakat açılırken disket sürücüde bir şeyler arıyordu. Bu iyi bir şey. İnternetten öğrendiğim kadarı ile bu, “Boot Block” adı ile anılan kurtarıcı kısmın çalıştığını gösteriyor. Bu kısım bildiğim kadarıyla BIOS kodu bozulduğu zaman size sistemi kurtarmanız için bir şans veriyor. Sadece ISA soketiyle bağlantılı ekran kartlarını desteklediği için de ekranda bir şey göremiyoruz. Bu da yoluma disket ile devam edeceğimi gösteriyor. :)

Leave a Comment