İBTÇ: İlk Başarı ve Başarısızlık

En son kaldığım noktada bilgisayarım için uygun BIOS kodunu bulduğumu düşünüyordum. Sıradaki işlem ise onu disket yardımıyla BIOS EEPROM’u içine kaydetmekti. Şanslıyım ki elimde çalışan disketler ve masaüstü bilgisayarımın da bir disket sürücüsü vardı. İlk olarak “bootable” bir disket yaratmak gerekiyordu. Bunun için araştırmalarım sonucunda FreeDOS adında bir işletim sistemi buldum. “FreeDOS, Microsoft’un 1999’da MS-DOS’u geliştirmeyi durdurması üzerine serbest DOS’u yaşatmak için doğmuş GNU Genel Kamu Lisansı kapsamında açık kaynaklı gelişmiş bir DOS tabanlı işletim sistemidir.” (Bknz: http://tr.wikipedia.org/wiki/FreeDOS) Yine internet üzerinde, bu işletim sistemini bir disket sürücüsü üzerine nasıl kurulacağını anlatan dökümanlar mevcut. Disket sürücüsü olan bilgisayarımda Ubuntu 10.04 kurulu olduğu için Linux üzerinde bu işin nasıl yapılacağını anlatan kaynaklara baktım. Bir şekilde FreeDOS’u, disket üzerine kurduktan sonra sıra BIOS dosyasını nasıl EEPROM üzerine kaydedileceğini bulmaktaydı.

Yine internet araştırmaları sonucunda AWARD marka BIOS’lar için Awdflash.exe adlı bir yazılım olduğunu buldum. İşin kötü yanlarında biri bu yazılımın birden fazla versiyonu olması ve benim hangi versiyonu kullanacağımı bilemememdi. Neyse, bir tanesini indirip denemeler yaptım. Tabi bu arada monitöre herhangi bir görüntü gelmediğini de belirtmek isterim. Sanırım bir sorun çıkıyordu yazılımı çalıştırırken. Sanırım diyorum çünkü dediğim gibi ekrandan takip edemiyordum işlemleri. :) Daha sonra bu iş için hazırlanmış Uniflash.exe adlı bir yazılımı buldum ve onu denedim. Uniflash, kullanıcıyı bip sesleri ile bilgilendiriyor. İlk bip sesi ile EEPROM yazma işleminin başladığını söylüyordu. Ama yaklaşık 10 saniye sonra diğer bip sesleri ile işlemin başarısız olduğunu belirtiyordu. Bilgisayarı yeniden başlattım ve sonuç şaşırtıcıydı. Ekrana görüntü gelmişti! Demek ki Uniflash, bir şeyler yazmayı başarmıştı EEPROM’a. BIOS, AWARD’ın olmasına rağmen Awdflash EEPROM’u programlayamazken, Uniflash bunu başarmıştı. Ekrana görüntü geliyor, fakat sistem yine düzgün açılmıyordu. Bu seferde internette araştırdığımda popüler olduğunu gördüğüm “BIOS Checksum Error” hatası alıyordum. Yine de ekrana görüntü almak beni mutlu etmişti. Bilgisayarı disket ile tekrar başlattığımda bu sefer ekranda görüntü geliyordu. Yani o aldığım hata, bilgisayarın disketten çalışmasını ektilemiyordu. Bu sefer Uniflash’ı ekrandan görerek, klavye ile çalıştırdım. 256 KByte’lık EEPROM dosyasını 64 KByte’lık 4 parça halinde yazıyordu. Parçanın birini yazarken de yazma hatası veriyordu. Bir kaç kere denedim fakat bir parçada yazma başarsızı oluyordu. Ben de, disketi çıkararak yeniden başlatmayı denedim. Bu sefer ekrana görüntü dahi gelmiyordu. Bilgisayar, ilk denemelerimde açıldığı zaman nasıl hiç bir tepki vermiyorsa aynı o şekildeydi. Kendini kurtarmak için disket sürücüsünü dahil okumuyordu. Özetle, BIOS EEPROM’unun içeriğini tekrar bozmuştum.

En azından artık bilgisayarın açılmama sorunun başta da tahmin ettiğim gibi BIOS kaynaklı olduğundan emindim. Fakat, bir şekilde de EEPROM’u programlamam gerekiyordu. Bu işin programlar ile olmaması bir yandan da korkutucuydu. Çünkü bu, EEPROM entegresinin bozulduğu anlamına da gelebilirdi. 2000 li yıllarda kullanılan bir EEPROM’u yine DIP kılıfında şu an bulmama ihtimalim de yüksek. Neyse ki, sorunu bir şekilde çözmeyi başardım. Bunu da bir sonraki yazımda anlatacağım. :)

Leave a Comment